Kökleri Budizme dayanan ‘Farkındalıklı beslenme’ nedir?

Farkındalıklı beslenme yaklaşımı, sadece fiziksel açlığın doyurulmasına odaklanmak yerine duygusal, zihinsel ve bedensel sinyalleri anlamak ve yeme deneyimini tamamen farkında bir şekilde yaşamayı amaçlar. Farkındalıklı beslenme, kişinin yemek seçimlerini, porsiyon kontrolünü ve yeme hızını yönetmesine yardımcı olarak daha sağlıklı bir ilişki kurmasına katkı sağlar.

TEMELİ BUDİZME DAYANIYOR

Farkındalıklı beslenme yaklaşımı, Zen Budizm ve meditasyon gibi öğretilere dayanır. Temel prensipleri arasında şunlar bulunur:

  1. Dikkat: Yeme anını tamamen farkında bir şekilde yaşamak. Yiyeceği görsel olarak incelemek, kokusunu almak ve tadına varmak gibi duyusal deneyimlere odaklanmak.

  2. Farkındalık: Yemek yerken meydana gelen fiziksel ve duygusal hislere dikkat etmek. Açlık ve doygunluk hislerini fark etmek ve bunları sakin bir zihinle değerlendirmek.

  3. Zihinli Yeme: Yemek yerken dikkat dağıtan düşünceleri ve endişeleri fark etmek ancak bu düşüncelerle bütünüyle meşgul olmamak. Yeme anını daha berrak ve rahat bir zihinle yaşamak.

  4. Kabul: Yiyecek seçimlerini sorgulamadan ve kendine eleştiri getirmeden kabul etmek. Pişmanlık veya suçluluk duygularını azaltmak.

FARKINDALIKLI BESLENME YAKLAŞIMININ FAYDALARI

  • Duygusal Yeme Davranışını Kontrol Altına Almak: Stres, sıkıntı veya duygusal zorluklar karşısında yaşanan aşırı yeme davranışlarını engellemek.
  • Daha Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları Geliştirmek: Yiyecek seçimlerini daha bilinçli ve sağlıklı bir şekilde yapmak.
  • Porsiyon Kontrolü: Doygunluk sinyallerine daha iyi kulak vererek porsiyonları daha doğru bir şekilde belirlemek.
  • Ağırlık Kontrolü: Farkındalıklı beslenme, aşırı yemeyi azaltarak ağırlık yönetimine yardımcı olabilir.
  • Zihinsel Huzur ve Rahatlama: Yeme anını tamamen yaşayarak zihinsel olarak daha huzurlu ve rahat hissetmek.

Farkındalıklı beslenme, yemek yeme alışkanlıklarını dönüştürmek isteyen kişiler için etkili bir araç olabilir. Bu yaklaşım, yemek yemeyi sadece fiziksel bir eylem olarak değil, aynı zamanda bir deneyim olarak yaşamanın önemini vurgular.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir